İsviçre’de 90’lı yıllarda ekonomi dışa açılmış ve GSYH’den mal ve hizmet ihracatının aldığı pay hızla artmıştır. Ekonominin giderek artan küreselleşmesi birçok işletmenin yeniden yapılanmasına yol açmıştır. 2007 yılı için bu oran %56,3 olarak gerçekleşmiştir. 1993 – 2007 döneminde hizmet sektöründeki çalışan sayısı %19 oranında artmış buna karşın sanayi sektöründe 2004’e yılına kadar %12 oranında düşüş olmuş ve tekrar toparlanmaya başlamıştır. 2004 -2007 döneminde İsviçre ekonomisi iyi bir büyüme seyri izlemiştir. GSYİH 2004 yılında, bir önceki senenin fiyatlarıyla, %2,5 oranında artmıştır. GSYİH 2005 yılında güçlü bir büyümeyle bir önceki senenin fiyatlarıyla, %2,6 oranında artmıştır. Bu olumlu gelişmenin ardında güçlü iç talebin ve yatırımların büyük katkısı vardır. 2006 yılında büyüme, alışılmadık bir şekilde, %3,4’ü bulmuştur ve bu oran, 1990’dan beri ikinci (2000: %3,6) yüksek büyüme oranıdır. 2006 yılındaki bu başarının arkasında, finansal sermaye şirketlerinin değer oluşturmalarındaki artış ve ihracatçı firmalar bulunmaktadır. 2007 yılında büyüme yüksek düzeyde (%3,3) gerçekleşmiştir. Bir önceki yılda olduğu gibi, bu başarılı neticenin en önemli müsebbipleri finansal sermaye şirketleri ve ihracatçılarıdır. Ayrıca artan iç talep de bu gelişmede önemli rol oynamıştır. 2008 yılında dünyadaki finansal kriz nedeniyle büyüme %1,8 oranına gerilemiş ve düşüş 2009 yılında da devam ederek %1,5 olmuştur.

Ekonomi Politikaları

İsviçre’de, ekonomi politikaları konusundaki yetki pek çok kuruluş arasında dağıtıldığından bu konuda sıklıkla sorunlar yaşanmaktadır. Ancak para politikasındaki tek yetkili mercii bağımsız çalışan İsviçre Merkez Bankasıdır. Federal hükümet vergiler konusundaki sorumluluğu kantonlarla paylaşmakta ve toplam gelirlerin sadece üçte birini kontrol edebilmektedir. Ancak rekabet politikası, işgücü piyasası gibi ekonomi politikası kapsamındaki diğer konular federal hükümet tarafından idare edilmektedir.

İsviçre AB’ye üye olmamasına karşın AB ile yakın ekonomik ilişkileri mevcuttur. Son 15 yıldır büyüme hükümetin önceliği olmuş, bu amaçla 2003- 2007 dönemi için hükümet büyüme politikalarını hayata geçirmek için bir ‘büyüme paketi’ hazırlamıştır. Bu paket; iç pazarda rekabetin yoğunlaştırılması, vergi ve sağlık reformlarının yapılması, tarım sektöründeki korumacılığın kaldırılması, AB ile ekonomik uyumlaştırmaya gidilmesi, lise eğitim sisteminin iyileştirilmesi konularını kapsamakta idi. Bu önlemlerle GSYİH’nin %8 oranında büyümesi hedeflenmişti. 2008- 2009 döneminde ekonomide dünya ekonomisi ile durgunluk yaşanmıştır. 2010- 2011 döneminde alınacak önlemlerle geçmiş dönemdeki sıkıntıların giderilmesinin amaçlanacağı tahmin edilmektedir. Diğer taraftan zaman içerisinde reformlar ile ilgili bazı önlemler gevşetilmiş olsa da hükümetin geçmiş dönemlerde tamamlanamamış reformlar konusunda çalışmalarına devam edeceği düşünülmektedir.