İsviçre her turizm çeşidine hitap eden ve tatil için geniş seçenekler sunan bir ülke olma özelliğine sahiptir.

İsviçre’nin en küçük yerleşim birimlerinde bile ofisleri bulunan hükümetin bizzat desteklediği turizm ofisleri ülkenin dünya çapında tanıtımı, turistlere her konuda yardım gibi turizm kavramında her konuda özverili çalışmalar sürdürmektedirler.

İsviçre Tatili boyunca halkın turistlere karşı olan güler yüzlü, yardımsever davranışları bir Avrupa ülkesi için dikkat çekicidir.

BERN

Old Town

Old Town (Eski Şehir), Bern’in en tarihi bölgesi olarak bilinir. Eski şehir, büyük çoğunluğu 12. ila 15. yüzyıllar arasında inşa edilmiş yapıları barındırıyor. 3 tarafı Aare Nehri ile çevrelenmiş bir tepede kurulu yerleşim bölgesi, 1405’teki büyük yangına rağmen karakteristiğini korumayı başarmıştır. Yeşillikler içerisindeki tarih kokan bu alanda birçok tarihi çeşme, kilise ve saatler bulunmaktadır.

İsviçre Parlamento Binası

Tasarımı mimar Hans Auer tarafından yapılan İsviçre Parlamento Binası, 1092 yılında kullanılmaya başlanmış. Ulusal Konsey ile Devlet Konseyi’nin oturumlarının gerçekleştirildiği yapının iki kanadı hükümet birimlerini ve bir kütüphaneyi barındırıyor. İsviçre Federal Sarayı’nın en çok ilgi çeken noktasını iç yüksekliği 33 metre olan kubbesinin altındaki devlet arması oluşturuyor. Armanın çevresinde binanın tamamlandığı 1902 yılında var olan 22 kantonun daha küçük boyutlardaki armaları bulunuyor.

Saat Kulesi (Zytglogge)

Saat Kulesi (Zytglogge), Bern’deki en eski yapılardan biridir. Üzerinde bir astronomik saatin bulunduğu Saat Kulesi, kentin ilk yerleşim bölgesi olan Eski Şehir’in kurulduğu 1151’den, 1256 yılına kadar batı kapısı olarak kullanılmış. İnşa edilmesinin üzerinden 800 yıldan fazla süre geçmesine rağmen yenileme ve tadilat çalışmaları sayesinde orijinal görünümünü koruyan yapı, Gotik stilli ahşap süslemeleri ile dikkat çekiyor. Her saat başında saatin çanı çalar ve içerisinden horoz kanat çırparak çıkar ve öter. Bu sırada saatin yanı başındaki kum saati de ters döner.

ZÜRİH

Fraumünster Kilisesi

Alma Kralı Lois tarafınca M.S 853 yılında inşa edilen Fraumünster Kilisesi, Roma mimarisinin en güzel örneğini yansıtıyor. İsviçre’nin en önemli görkemli yapıtlarından olan kilisenin üzerine eklenilen vitraylar, şehri otantik bir atmosfer içerisine dahil ediyor. Münsterhof Meydanı’nda konuşlanmış olan mimari yapıtın bir diğer dikkati çeken yanını ise üzerinde görülen mavi uçlu kule oluşturuyor.

Zürih Sanat Müzesi

Zürih Sanat Müzesi birçok sanat dalını içinde barındırır. Şehrin merkezine de yakın olması sebebiyle turistlerin ilgisini çekmektedir. Tarihi ve çağdaş eserlerin bulunduğu müze gezilip görülmeye değer. Kültür merkezi niteliği taşıyan müzede; Picasso, Beckhmann, Corinth ve Chagall gibi önemli şahsiyetlerin resimleri karşınıza çıkıyor.

Zürih Botanik Bahçesi

Peyzaj mimarı Fred Eicher tarafından 1972-1977 yılları arasında yapılan Zürih Botanik Bahçesi, yemyeşil uzanan görünümü sayesinde içinizde huzur verici bir etki uyandırıyor. 53.000 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu olan bahçede 8000 civarında olan bitki türü bulunuyor.

CENEVRE

Su Çeşmesi (Jet dEau)

Dünyanın en uzun çeşmelerinden biri olan Jet d’Eau (Su Çeşmesi), Cenevre’nin simgesi. Cenevre Gölü üzerinde yer alan Jet d’Eau, saatte 200 kilometrelik hızla 500 litre suyu 140 metre yüksekliğe fışkırtmaktadır. Muhteşem bir manzara oluşturan Jet d’Eau, 1891’de Rhone Nehri’nin hidrolik su basıncının azaltılması amacıyla inşa edilmişti fakat çok ilgi çeken ve sevilen yapı, daha sonra çeşmeye dönüştürülmüştür.

Rousseau Adası

İsmini ünlü filozof Jean Jacques Rousseu’dan alan Rousseu Adası, Mont-Blanc Köprüsü’nün hemen batısında yer almaktadır. Rousseu Adası’na köprüden 300 metrelik bir yürüyüş yaparak gidilebilir. Kent sakinlerinin kısaca ile adının verdikleri adada, Jean Jacques Rousseu’nun bir de heykeli bulunmaktadır. Cenevre Gölü’nün nehre dönüştüğü bölgede bulunan Rousseu Adası’nda 1219 yılında yapılan şatonun sadece gözetleme kulesi günümüze kadar ulaşmıştır.

Reform Müzesi (Museum International de la Reforme)

Geçmişi 16. yüzyıl dönemlerine kadar dayanan Reform Müzesi (Museum International de la Reforme), Orta Çağ tarihine damgasını vuran ve en çok Avrupa’yı yakından etkileyen Reform hareketlerinin başlangıcını baz alıyor. Reform hareketlerinin başladığı orijinal manastır bölgesinde kurulmuş olan müzenin içerisinde kitap, el yazması, mezar taşı, kişisel obje ve heykel gibi daha pek çok tarihsel unsur sergileniyor.